yasarkemaleserleri6_1401

Yaşar Kemal eserleri ve özellikleri neler?

Türk edebiyat tarihinin ünlü isimlerinden Yaşar Kemal’i, Yaşar Kemal eserleri ile tanıyalım… Yaşar Kemal’in eserlerinin özellikleri nedir?

Asıl ismi Kemal Sadık Göğceli olan Yaşar Kemal, 1922’de Osmaniye’nin Hemite köyünde doğdu. 5 yaşında kan davası yüzünden babasını kaybeden Kemal, kısa bir süre sonra bir kaza sonucu sağ gözünü kaybetti. İlköğrenimini Adana Kadirli’de yapan ünlü yazar, yazmaya ortaokul sıralarında şiirle başladı. Şiirleri Adana Halkevi’nin yayını olan “Görüşler Dergisi”nde yayınlandı.

Ortaokul son sınıfta okulu bırakmak zorunda kalan Yaşar Kemal tarlada işçilik, amelelik, pirinç tarlalarında su bekçiliği, arzuhalcilik (dilekçe vb. resmi evrak kaleme alan), öğretmenlik, kütüphane memurluğu yaptı. Ülke, Kovan, Millet, Beşpınar gibi dergilerde şiirleri yayınlanan Kemal, 1950’de düşünce suçundan cezaevine girdi. Cezaevinden çıktıktan sonra 1951′de İstanbul’a yerleşti. Cumhuriyet Gazetesi’nde fıkra-röportaj yazarlığı yapmaya başladı. 1962’de Türkiye İşçi Partisi Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi.

yaşar kemal eserleri1963’ten sonra gazeteciliği bırakıp kendini tümüyle kitaplarına verdi. 1973’te kuruluşuna katıldığı Türkiye Yazarlar Sendikası’nın 1973-1974’te genel başkanlığını yaptı. 1952’de yayınlan ilk kitabı “Sarı Sıcak”, bir öykü kitabıydı. İlk romanı “İnce Memed” 1955’te yayınlandı. 1955-1984 arasında öykü, roman, röportaj ve makalelerden oluşan 33 kitap kaleme aldı. Bunlardan sırasıyla, Ortadirek, Yer Demir Gök Bakır ve Ölmez Otu “Dağın Öte Yüzü” üçlemesidir. Demirciler Çarşısı Cinayeti, Yusufçuk Yusuf ve Hüyükteki Nar Ağacı ise “Akçasaz’ın Ağaları” ismiyle bir dizidir. Yumurcuk Kuşu ve Kale Kapısı da “Kimsecik” isimli bir dizidir. Bu iki kitapta bir bakıma kendi yaşam öyküsünü anlatan Yaşar Kemal eserleri ile Torosları, Çukurova’yı, Çukurova insanının acı yaşamını, ezilişini, sömürülüşünü, kan davasını, ağalık ile toprak sorununu çarpıcı bir biçimde ortaya koyar.

Yaşar Kemal Eserleri ve Özellikleri:

İlk yapıtları Teneke(1955) ve İnce Memed’le(1955) bir Çukurova yöresi romancısı olarak tanınan Yaşar Kemal, eserlerinde feodal (toprakların ve üstünde yaşayan köylülerin derebeyine, yani bir kişiye ait olduğunu kabul eden yönetim şekli) yaşamın egemen olduğu bu yöreyi ve sorunlarını işledi.

İnce Memed’de ağalık kurumunu ve eşkıyalık temasını, ağa-köylü ilişkisini ele alırken, doğa-insan ilişkisini destansı ve şiirsel bir dille anlattı. Yaşar Kemal, Dağın Öte Yüzü genel başlığı altında topladığı Orta Direk(1960), Yer Demir Gök Bakır(1963) ve Ölmez Otu(1969) romanlarında dağ köylülerinin mevsimlik işçi olarak Çukurova’ya gelişlerindeki çileyi işledi.

Yerleşik köylü ile mevsimlik işçilik yapan dağ köylülerinin feodal düzenle çelişkisini işledikten sonra Yaşar Kemal, Akçasaz’ın Ağaları genel başlığıyla yayımladığı Demirciler Çarşısı Cinayeti(1974) ve Yusufçuk Yusuf’ta(1975), köylünün birleşmesinden korkan ağaların köylüyü birbirine düşürmesini öyküledi. Yılanı Öldürseler’de(1976) yine aynı yörede, töreler ve bir kız kaçırma olayı nedeniyle çıkan çatışmalara değindi. Van’dan Çukurova’ya göçen bir ailenin çektiği acıları Kimsecik 1 (Yağmurcuk Kuşu, 1980) ve Kimsecik 2 (Kale Kapısı, 1985) romanlarında öyküledi.

Yaşar Kemal, Al Gözüm Seyreyle Salih (1976), Deniz Küstü (1978) ve Kuşlar da Gitti (1978) romanlarında merkez olarak denizi, deniz insanlarını ve doğanın kirlenme nedeniyle giderek yok oluşunu konu edindi. Hüyükteki Nar Ağacı’ndaysa (1982) traktör kullanımı nedeniyle işsiz kalan dört köylünün kutsallığına inandıkları nar ağacını arayışlarını hikayeleştirdi. Üç Anadolu Efsanesi(1967), Ağrı Dağı Efsanesi(1970), Binboğalar Efsanesi(1971) ve Çakırcalı Efe (1972) adlı eserlerinde, halk öykülerini roman yapısıyla yeniden yazdı. Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca’da (1977) çocuklara vermek istediği duygu ve düşünceyi mecazi bir üslupla anlattı. Yaşar Kemal, okurunu 1960′lı yılların Anadolusu’na götüren tarihi bir belge niteliği taşıyan son romanı Tek Kanatlı Bir Kuş’da toplumda bulaşıcı bir hastalık gibi yayılan korkuyu anlattı.

Yaşar Kemal, bütün romanlarında insanın, insanla, çevreyle ve kurumlarla ilişkisini anlatırken insani değerleri geri plana atmadan insanı bir roman malzemesi olmaktan çok bir karakter olarak ele aldı. Bunu sağlayan en önemli öğe, kendine özgü gözlem gücü ve şiirsel üslubudur. Çukurova insanının acılarını işleyen Yaşar Kemal’in birçok yapıtı sinemaya ve tiyatroya da uyarlandı.

yaşar kemal eserleriYAŞAR KEMAL ESERLERİ

ROMAN:
Teneke (1955-1987)
Beyaz Mendil (1955)
İnce Memed I (1955-1989)
Namus Düşmanı (1957)
Ala Geyik (1959)
Ölüm Tarlası (1966)
İnce Memed II (1969-1988)
Yılanı Öldürseler (1981)
İnce Memed III (1984-1988)
İnce Memed IV (1987/1989)
Ortadirek (1960-1989)
Demirciler Çarşısı Cinayeti (1974-1990)
Yumurcuk Kuşu (Kimsecik I, 1980-1988)
Kale Kapısı (Kimsecik II, 1985-1987)
Yer Demir Gök Bakır (1963-1990)
Üç Anadolu Efsanesi (1967-1987)
Ölmez Otu (1968-1988)
Ağrı Dağı Efsanesi (1970-1990)
Çakırcalı Efe (1972-1986)
Yusufçuk Yusuf (1975-1990)
Al Gözüm Seyreyle Salih (1976-1990)
Kuşlar da Gitti (1978-1990)
Deniz Küstü (1978-1990)
Hüyükteki Nar Ağacı (1982-1990)

ÖYKÜ:
Sarı Sıcak (1952-1987)

RÖPORTAJ:
Yanan Ormanlarda Elli Gün (1955)
Çukurova Yana Yana (1955)
Peri Bacaları (1957-1985)
Bir Bulut Kaynıyor (1974-1989)
Allah’ın Askerleri (1978-1987)

FIKRA-DENEME:
Taş Çatlasa (1961)
Baldaki Tuz (1974)
Ağacın Çürüğü (1980)

DERLEME:
Ağıtlar (1943)

ÇOCUK KİTABI:
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca (1977-1983)

yaşar kemal eserleriYAŞAR KEMAL’İN ALDIĞI ÖDÜLLER

1955 – “Dünyanın En Büyük Çiftliğinde Yedi Gün” adlı röportaj dizisi ile 1955 Gazeteciler Cemiyeti Başarı Armağanı
1956 – İnce Memed ile 1956 Varlık Roman Armağanı
1966 – Teneke’den aynı adla uyarlanan oyunu ile 1966 İlhan İskender Armağanı
1966 – “Teneke” oyunu ile 1966 Uluslararası Nancy Tiyatro Festivali Birincilik Ödülü
1974 – Demirciler Çarşısı Cinayeti ile 1974 Madaralı Roman Armağanı
1977 – Yer Demir Gök Bakır ile 1977 Fransa Eleştirmenler Sendikası En İyi Yabancı Roman Ödülü
1978 – Ölmez Otu ile 1978’de Fransa’da En İyi Yabancı Kitap Ödülü
1979 – Binboğalar Efsanesi ile 1979 Fransa “Büyük Jüri” En İyi Kitap Ödülü
1982 – Uluslararası Cino Del Duca Ödülü
1984 – Fransız Legion d’Honneur Ödülü Commandeur payesi
1984 – TÜYAP Kitap Fuarı Halk Ödülü 1985 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü
1986 – Kale Kapısı ile 1986 Orhan Kemal Roman Ödülü
1988 – TÜYAP Kitap Fuarı Halk Ödülü
1988 – Fransa Kültür Bakanlığı “Commandeur des Arts et des Lettres” Nişanı
1991 – Fransa Strasbourg Üniversitesi Onur Doktorası
1992 – 11. TÜYAP Kitap Fuarı Onur Yazarı
1992 – Antalya Akdeniz Üniversitesi Onur Doktorası
1993 – Kültür Bakanlığı Büyük Ödülü
1994 – Mülkiyeliler Birliği Rüştü Koray Armağanı
1995 – Morgenavissen Jylaand-Pösten Ödülü (Danimarka)
1996 – Türkiye Yayıncılar Birliği Düşünce Özgürlüğü Ödülü
1996 – Kanun Sesi ile 1996 Akdeniz Yabancı Kitap Ödülü (Perpignan, Fransa)
1996 – VIII Katalunya Uluslar arası Ödülü (Barcelona, İspanya)
1996 – Lillian Hellman/Dashiell Hammett Baskıya Karşı Cesaret Ödülü (New York, ABD)
1997 – Uluslararası Nonino Ödülü (İtalya)
1997 – Kenne Vakfı Düşünce ve Söz Özgürlüğü Ödülü (Uppsda, İsveç)
1997 – Norveç Yazarlar Birliği Ödülü, Wole Soyinka ile ortak
1997 – Frankfurt Kitap Fuarı Alman Yayıncılar Birliği Ödülü
1998 – Frei Üniversitesi Berlin fahri doktora
1998 – Bordeaux Yayıncılar Birliği Yabancı Edebiyat Ödülü
2002 – Bilkent Üniversitesi fahri doktora
2003 – Z. Homerus Şiir Ödülü
2003 – Savanos Ödülü (Selanik)
2003 – Türkiye Yayıncılar Birliği Yayıncılık Emek Ödülü.
2008 – Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü
2011 – Türkiye Gazeteciler Derneği Özel Onur Ödülü

Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca (ÖZET)

Halk masalları, geçmişten günümüze kıssadan hisse türlü türlü dersler verir. Yaşar Kemal işte böyle bir halk masalını alıp, işçilerin yaşamından kesitler sunmuştur. “Dünya böyle gelmiş, böyle mi gider?” sorusuna, karıncaların fillere karşı mücadelesi ile cevap vermiştir. İşte, Yaşar Kemal eserleri içinde çocuklar için olan tek kitap…

Filler sultanı, karıncalardan haber almak için bir ajan gönderip iğne ucu kadar karıncaların hünerlerini öğrenmeye çalışır. Hiç durmayan, hep hareket halinde olan çalışkan ve becerikli karıncaları kendi boyunduruğu altına almak ister. Devasa yapıdaki filler, cüsselerinden kat be kat küçük ama sayıca çoğunlukta olan karıncalara karşı haksız bir savaş başlatır. Milyonlarca karınca birden bir filin ayağının altında ezilir.

Geride kalan karıncalar, filler sultanına, “Ne dilersen dile bizden, senin kudretin karşısında aciz kaldık. İstersen kırk yıl köle olalım, durdur şu savaşı” derler. Kendilerini ezip yok eden bu güç karşısında teslim olmuşlardır. Filler sultanının hükmü altına girerler. Ama aralarında bir karınca vardır ki, o da karıncaların ulu önderi demirciler ustası kırmızı sakallı topal karıncadır. O filler sultanına teslim olmaz ve “seninle savaşacağız, bir yolunu bulup seninle mutlaka savaşacağız” der. Kendi soyundan olan tüm kırmızı sakallı karıncaları toplayarak karıncalar ülkesini terk edip dağlara sığınır. Orada yeniden bir hayat kurarlar ancak aklı Çukurova’da, topraklarında ve dostlarında kalmıştır. Bu topraklara geri dönebilmek ve filler sultanını yenebilmek için okuyup araştırmaya, planlar yapmaya başlar. Tarihte böylesine sömüren güçler nasıl yenildiler? Biz ne yaparız da kendi topraklarımıza ve özgürlüğümüze geri döneriz? Sömürüyü nasıl yok ederiz? Kurtuluşumuz nerede?

Filler sultanı, aslında karıncaların onlara saldırdığını, fillerin böylesi bir savaşı hiç istemediklerini söylemek gibi karıncaları esir almak için çeşitli oyunlara başvurur. Sanki sırf kendilerini korumak içindir, bu katliam! Karıncalar fillere zarar vermeye son verdikleri anda barışın yeniden geleceğini söyler. Filler sultanı ve tüm filler ömürlerini yatarak geçirecekleri fırsatı yakalamışlardır. Karıncalar ise tüm ömürleri boyunca fillerin mutluluğu için çalışacaklardır. Karıncalar onlar için yiyecek toplayacak, onlar için ev yapacak ve fillerin her ihtiyacını karşılayacaklardır. Filler sultanı, karıncalardan ambarları yiyecekle doldurmalarını ister. Bir taraftan da karıncalar başka hiçbir şeyi düşünmesinler, isyan etmesinler diye sürekli iş buyurur. Yeryüzünün merkezinin binlerce metre derinindeki mavi elmastan, bir filin on katı büyüklüğünde bir saray yapmalarını ister. Karıncalar gece gündüz çalışmaya, çok çalışmaktan erken yaşta ölmeye başlarlar. Kış yaklaşır, hiç yiyecekleri yoktur. Açlık kol gezer. Karıncalar diyarından homurtular yükselmeye başlar.

Durumu haber alan filler sultanı, karıncaları toplayarak, bu dünyada sömürü olmadığı, herkesin kardeş olduğu ve aynı zamanda herkesin özgür olduğu yalanıyla onları kandırmaya çalışır. Açlıktan isyan etmesinler diye bir yiyecek ambarının kapısını karıncalara açar. Tıka basa karınlarını doyuran karıncalara, onların da filler soyundan geldiklerini ve daha çok çalışırlarsa karıncalıklarından kurtulacaklarını anlatır. “Her karınca bir fildir” diyerek karıncalarla fillerin soydaş olduklarını, karınca soyunun aslında hiç olmadığını anlatmaya başlar. Bu bilgi durumu tam tersine çevirir ve her karınca kendisinin bir fil olduğunu sanarak filler gibi tüm günlerini ağaç gölgesinde yatarak geçirmeye başlar. Kimse çalışmaz. Bunu haber alan filler sultanı dediğinden pişman olur. Bu sefer de karıncaları fil olmadıklarına ikna etmeye çalışır. İsyanı bastırmak ister. “Ben size filsiniz dedim ama her karınca ancak, bir karınca kadar fildir dedim. Karıncalığınızı bilin ve işinizin başına dönün” der. Çalışmaktan bıkmış, yaşamanın tadını almaya başlayan “karınca filler” işe dönmezler.

Bu yeni bir katliama sebep olur. Ama bu sefer yalnızca o ülke değil tüm dünyanın karıncaları öldürülür. Filler sultanı egemenliğini pek çok bölgede daha ilan etmiştir. Ölen her bir karınca için ana karıncalar binlerce karınca daha doğurur. Her doğan karıncanın kaderi çok çalışmak ve daha çok çalışmak olur. Tüm isyan girişimleri katliamla bastırılır. Yenilirler.

Karıncaları isyana teşvik edenlerin, kırmızı sakallı karıncalar olduğu söylenir. Filler sultanının emriyle her bir kırmızı sakalın boynu kesilecektir. Ama gel gör ki ortada hiç kırmızı sakallı karınca kalmamıştır, hepsi dağa sığınmıştır. Karıncalar kendi kellelerini korumak için, yine kendi soylarından gelen ama filler sultanının hesabına çalışan sarıca karıncaların sarı sakallarını kırmızıya boyayarak, sultanın sarayına fırlatırlar. Her bir sarıca karıncası başına bir ambarın kapısı daha açılır aç karıncalara.

Bir daha isyanla uğraşmak istemeyen filler sultanı, tüm karıncaları artık baskıyla değil, beyin yıkama operasyonuyla tutsak etmeye çalışır. Filce okulu açarak, karınca dilini karıncalara unutturur. Bir borazanla sabahtan akşama kadar canlı radyo yayını yaptırır: “Her karınca bir fildir. Ancak karınca kadar fildir. Çok çalışırsanız karıncalıktan kurtulup fil olursunuz. Özgürlük bu dünyadadır. Hepimiz özgürüz, kardeşiz. Bu dünya hep böyle geldi böyle gider, asla değişmez hem de değişemez. Kırmızı sakallı karıncalar bizim düşmanımızdır. Onlar tembeldir ve bizim yaşamlarımızı kıskanırlar. Onları gördüğünüz yerde kellelerini uçurun.”

Karıncalar radyosuz çalışamaz olurlar. Fil okullarından mezun olan genç kuşak karıncalar, fil ideolojisini yaymaya ve tüm karıncalar diyarına fil olmanın güzelliklerini, faydalarını anlatmaya başlarlar. İğne ucu kadar karıncalar, kendilerini dev aynasında görüp, tüm karınca geçmişlerini silerler. Artık onlar da bir fildir.

yaşar kemal eserleriBu arada, kırmızı sakallı karıncalar yüzünden öldürülen sarıca karıncaların önderi başbuğ, öç almak için kırmızı sakallı karıncaları saklandıkları yerde bulmaya yemin eder. Geride kalan sülalesini toplayarak dağlara çıkar. Ancak sarıca oldukları anlaşılmasın diye sakallarını kırmızıya boyarlar. Amaçları kırmızı sakallı karıncaların arasına nifak sokarak onları bölmektir. Bunu da başarırlar. Kırmızı sakallı karıncaların bulundukları yere giderek, filleri nasıl yeneceklerini düşünen karıncalara türlü türlü yöntemler önerirler. Kırmızı sakallı karıncalar arasında gruplaşmalar başlar. Bunun sonucunda karıncalar birbirlerine düşman olurlar.

Demirci topal karınca ise sarıca karıncaların oyununu ortaya çıkarmak için, sarıcaların sakallarını koparıp gerçeği gözler önüne serer. Demirci topal karınca tek bir şeyi düşünmeye başlar. Yeri delen, saraylar inşa eden, tüm dünyayı sırtında taşıyabilen karıncalar birleştiklerinde fillerin zulmünü yenecektir. Adamlarını karıncalar diyarına göndererek “tüm dünyanın karıncaları birleşiniz!” emrini yaymaya başlar.

Birleşen karıncalar, cesaretlerini toplarlar ve yürekleri yeniden umutla dolar. Artık bu zulüm bitecektir. Artık birilerinin çalışıp birilerinin yan gelip yattığı günler sona erecektir. Sömürü ortadan kalkacak, kulluk yok edilecektir. Karıncalar gündüz filler sultanına, geceleri de mücadeleleri için çalışmaya başlarlar. Filler sultanının hiçbir ajanı, karıncalardaki bu umutlu çırpınışı fark edemez. Filler sultanı, dünyada kendi egemenliğinin yıkılmayacağı düşüyle mutlu mesut yaşamaya devam eder.

Tüm karıncalar geceler boyunca toprağı kazıp dururlar. Hazır oldukları anda, artık hiçbir karıncanın filler sultanının hizmetinde olmayacağını ve savaş ilan ettiklerini duyururlar. Öfkesinden bir insan boyu zıplayan filler sultanı, temeli kazılan sarayın toprağı tarafından yutulur. Diğer tüm filler de adım attıkları anda kendileri için kazılan toprağın dibini boylar. Böylece karıncalar kendi elleriyle ve kendileri için ürettikleri kardeşlik ve dostluk dolu bir yaşama kavuşurlar.

Ve kıssadan hisse: Dünyanın bütün işçileri, birleşin!
Onlar ki toprakta karınca,
Suda balık havada kuş kadar çokturlar.
Ve kahreden yaratan ki onlardır
Destanımızda yalnız onların maceraları vardır.
Asırda onlar yendi, onlar yenildi
Çok söz edildi onlara dair
Ve onlar için zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri yoktur denildi.

İskelet Sistemi

İskelet Sistemi, İskelet Sisteminin Özellikleri ve Görevleri

İskelet sistemi nedir? Vücuttaki görevi ve özellikleri nelerdir?

mega man

Mega Man mobil cihazlara geliyor!

Herkesin severek oynadığı Mega Man, mobil cihazlardaki yerini alıyor. Peki Mega Man nedir?

pokemon090816

Pokemon Go için yeni Pokemonlar geliyor!

Günümüzde oldukça popüler olan Pokemon Go oyunu için yeni Pokemonlar geliyor. Peki Pokemon Go nedir, nasıl oynanır?

Tiftik keçisi

Tiftik keçisi ve özellikleri

Tiftik keçisi nasıl bir hayvan türüdür? Türkiye’de tiftik keçisi yetiştiriciliği nerelerde yapılır?

ekvatoral iklim

Ekvatoral iklim ve özellikleri!

Ekvatoral iklim nedir, özellikleri nelerdir? Ekvatoral iklim nerelerde görünür?

süper mario run

Süper Mario Run geliyor!..

Süper Mario Run Iphone ve İpad kullanıcılarıyla buluşuyor!.. Peki Süper Mario nedir?

En son baktıklarımız

Gökkuşağı Dağları

Gökkuşağı Dağları nerede?

Görenlerin ilk bakışta gözlerine inanamadığı ve insana gerçek olmadığı izlenimi veren Gökkuşağı Dağları hangi ülkede?

ilginç bilgiler

Nadir bilinen ilginç bilgiler

Hayatınızda birçoğunu belki de ilk defa duyacağınız ilginç bilgileri sizin için bir araya getirdik…

hindistan cevizi

Neden hindistan cevizi yemeliyiz?

Hindistan cevizinin birçok faydası vardır. Peki faydaları nelerdir ve hindistan cevizi nasıl yenir?

einstein_230215

Einstein’dan altın öğütler!

Albert Einstein’ın sözleri ve görüşlerinden, girişimcilik ile ilgili uygulanabilir çıkarımlar! 

ejder meyvesi

Ejder meyvesi nedir?

Ejder meyvesi ilginç yiyecekler arasında yer alıyor. Peki, bu meyvenin yararlarını biliyor musunuz?..

dogucinari29041601

Çınar Ağacı ve özellikleri

Uzun ömürleri ve heybetli görünüşleri ile bilinen çınar ağaçlarının özellikleri nelerdir? Nerelerde yetişir? Kaç türü bulunur?